İLK GÖREV YERİM: ERZURUM KONGRE BİNASI VE HAFIZAMDAKİ İZLERİ
Meslek hayatımızda bazı mekânlar vardır ki yalnızca çalıştığımız yer olmaktan çıkar, hayatımızın bir parçası hâline gelir. Benim için de o yer, Erzurum Kongre Binası’dır.

İlk görev yerimin böylesine anlamlı bir mekân olması, meslek hayatımın en büyük şanslarından biridir. Bu yüzden Erzurum Kongresi denildiğinde yalnızca tarihî bir olay değil ilk görev heyecanım, öğrendiğim bilgiler, yaşadığım anılar ve hissettiğim gurur aklıma gelir. Bana bu imkânı sağlayan dönemin Kültür Müdürü Sayın Cemal Almaz’ı da bu vesileyle saygı, muhabbet ve teşekkürle anıyorum.
MİLLÎ MÜCADELE’NİN YOL HARİTASI
23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında gerçekleştirilen Erzurum Kongresi, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biridir.
Burada alınan “Vatan bir bütündür, bölünemez.” ve “Manda ve himaye kabul edilemez.” kararları, Millî Mücadele’nin temelini oluşturmuş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecine yön vermiştir.
Ancak Erzurum’un önemi yalnızca kongreye ev sahipliği yapması değildir.
ATATÜRK’ÜN ERZURUM’DAKİ İLKLERİ
Birçok kişi Erzurum’u sadece kongrenin yapıldığı şehir olarak bilir. Oysa Erzurum, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatındaki birçok “ilk”in yaşandığı şehirdir.
Erzurum;
- İlk nüfus kaydını yaptırdığı şehir,
- İlk milletvekili seçildiği şehir,
- Askerlik görevinden ayrıldıktan sonra ilk sivil kıyafetini giydiği şehir,
- Başkanlığını yaptığı ilk sivil kongrenin gerçekleştirildiği şehir,
- İlk kongre başkanlığını yaptığı şehirdir.
Ne yazık ki bu önemli bilgiler bugün birçok Erzurumlu tarafından bile yeterince bilinmemektedir. Şehrimizi tanıtırken özellikle bu ilkleri anlatmaya büyük önem veriyorum.
ATATÜRK ERZURUM’A İKİ KEZ GELDİ
Mustafa Kemal Atatürk, Erzurum’a ilk kez 3 Temmuz 1919’da gelmiş ve tam 57 gün burada kalmıştır.
İkinci gelişi ise 13 Eylül 1924 tarihinde meydana gelen depremin ardından Erzurum halkına geçmiş olsun ziyaretidir. Bu ziyareti eşi Latife Hanım ile birlikte gerçekleştirmiştir. Aynı zamanda Erzurum, Atatürk ile Latife Hanım’ın birlikte ziyaret ettiği son şehir olarak da tarihe geçmiştir.

“KONGRE MERKEZİ” DEĞİL ERZURUM KONGRE BİNASI
Şehrimizi gezdirdiğim misafirlerden en sık duyduğum ifadelerden biri “Kongre Merkezi” oluyor.
Oysa buranın doğru adı Erzurum Kongre Binasıdır.
Belki küçük gibi görünen bu ayrıntı, tarihimize duyduğumuz saygının da bir göstergesidir. Çünkü burası herhangi bir kongre salonu değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı tarihî bir yapıdır.
RESTORASYON HEYECANI
Kongre Binamız 6 Ocak’tan bu yana restorasyondadır.
Aynı zamanda Resim ve Heykel Müzesi ve Galerisi Müdürlüğü olarak hizmet veren ve Türkiye’de benzeri çok az bulunan bu özel yapının en kısa zamanda yeniden ziyarete açılmasını gönülden temenni ediyorum.

ERZURUM KONGRESİ’NİN TEK HATIRA FOTOĞRAFI
Her yıl kongrenin yıl dönümünde maalesef aynı yanlışa tekrar tekrar rastlıyorum.
Birçok kurum ve kuruluş, Erzurum Kongresi yerine Sivas Kongresi’nin toplu fotoğrafını paylaşmaktadır.
Oysa Erzurum Kongresi’nin yalnızca tek bir hatıra fotoğrafı vardır ve bu karede beş kişi bulunmaktadır.
Bu beş kişinin heykelleri bugün Erzurum Müzesi’nde sergilenmektedir. Tarihimizi doğru anlatmanın yolu, doğru bilgi kadar doğru görselleri kullanmaktan da geçmektedir.
ERZURUM KONGRESİ’NİN 100. YILINDA TARİHE TANIKLIK
Erzurum Kongresi’nin 100. yıl etkinlikleri de meslek hayatımın en anlamlı çalışmalarından biri oldu.
Dönemin Erzurum Valisi Sayın Okay Memiş’in talimatıyla, kongre delegelerinin torunlarına ulaşılması amacıyla Türkiye’nin dört bir yanındaki kurumlara resmî yazılar gönderildi. Aylar süren çalışmalar sonucunda yüzlerce delege torunu Erzurum’da bir araya geldi.
Bu organizasyonun içerisinde yer almak ve yıllarca bu çalışmaları sürdürmek benim için büyük bir onurdu.
Bu vesileyle bugün Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri olarak görev yapan Sayın Okay Memiş’e, Erzurum Kongresi’nin hatırasını yaşatan bütün delege torunlarına ve Millî Mücadele’nin kahraman delegelerine şahsım ve şehrim adına teşekkür ediyorum.

“BENİM BABAM KONGREYE KATILDI”
Kongre Binası’nda görev yaptığım ilk yıllarda Trabzonlu bir turist rehberi bana unutamadığım bir olay anlattı.
Yıllar önce Kongre Binası’nı gezen yaşlı bir hanımefendi, delegelerin fotoğraflarına bakarken fenalaşıp bayılmış. Kendine geldiğinde ise gözyaşları içerisinde, “Fotoğraftaki benim babamdı.” demiş.
Bu hikâyeyi dinlediğimde çok heyecanlanmıştım. Çünkü o dönem Erzurum Kongresi’nin 100. yılı dolayısıyla delege ailelerine ulaşmaya çalışıyorduk. O hanımefendiye ulaşmayı çok istedim fakat rehber, olayın üzerinden yıllar geçtiğini ve artık kendisine ulaşmanın mümkün olmadığını söyledi.
Aradan yaklaşık iki ay geçti…
Bir gün Kongre Binası’nda görev yaparken yaşlı bir teyzemiz, yanında bir hanımefendi ile içeri girdi. Daha ilk cümlesi bugün bile tüylerimi diken diken etmeye yetiyor:
“Benim babam Erzurum Kongresi’ne katıldı.”
O an yaşadığım heyecanı tarif etmek gerçekten mümkün değil. Kendilerini hemen odama davet ettim.
Karşımda Erzurum Kongresi’nin Rize delegelerinden İsmail Hakkı Genç’in kızı vardı;Kamuran Hakkı Genç…
O gün tam 92 yaşındaydı.
Bir tarih kitabında okuduğunuz isimlerin evlatlarıyla tanışmak, onların ağzından o günleri dinlemek ve tarihe böylesine yakından dokunabilmek meslek hayatımın en unutulmaz anılarından biri olarak hafızama kazındı.


ATATÜRK EVİ: 57 GÜNÜN SESSİZ TANIĞI
Mustafa Kemal Atatürk, 3 Temmuz 1919’da Ilıca tarafından gelerek İstanbulkapı’dan Erzurum’a giriş yaptı.
Şehre geldikten sonra ilk bir haftasını, bugün Apiko Döner’in bulunduğu bölgedeki eski konakta geçirdi.
Daha sonra bugün Atatürk Evi Müzesi olarak ziyaret ettiğimiz konağa taşındı ve Erzurum’da bulunduğu 57 günün 52 gününü burada geçirdi. 9 Temmuz-29 Ağustos 1919 tarihleri arasında Hüseyin Rauf Bey ve arkadaşlarıyla birlikte çalışmalarını burada sürdürdü.
ALMAN KONSOLOSLUĞUNDAN MÜZEYE
Bugünkü Atatürk Evi, 1915-1916 yıllarında Alman Konsolosluğu olarak kullanıldı.
12 Mart 1918’de Erzurum’un kurtuluşunun ardından Erzurum Valiliği’ne tahsis edildi ve Atatürk’ün Erzurum’a gelişinde kendisine çalışma ve konaklama yeri olarak verildi.
13 Eylül 1924’te Erzurum’a ikinci kez geldiğinde Belediye Başkanı Nazif Bey ve Erzurum halkı evin altın anahtarını ve tapusunu Mustafa Kemal Paşa’ya armağan etti.
Daha sonraki yıllarda bina Kolordu Komutanlığı’na tahsis edildi.
Atatürk’ün vefatının ardından tapulu malı olması nedeniyle kız kardeşi Makbule Atadan’a intikal etti.
Makbule Hanım’a evin ne yapılması gerektiği sorulduğunda, “Atatürk çocukları çok severdi, Çocuk Esirgeme Kurumuna verin.” dediği rivayet edilir.
Bu nedenle uzun yıllar yetimhane olarak kullanıldı. Bugün bile yıllar önce Erzurum’da yaşayan birçok kişi Atatürk Evi’ni “Yetimhane” olarak hatırlar.
Ben de rehberlik yaptığım bazı misafirlerin özellikle “Eski yetimhaneyi görmek istiyoruz.” demesiyle bu ilginç tarihî hikâyeyi anlatma fırsatı buldum.
1984 yılında Kültür Bakanlığı’na devredilen bina, Atatürk Evi Müzesi olarak ziyarete açıldı.

TARİHE TANIKLIK EDEN HEYKELLER
Atatürk Evi’nde beni en çok etkileyen bölümlerden biri, Kazım Karabekir Paşa’nın Mustafa Kemal Paşa’ya “Emrinizdeyiz Paşam.” dediği tarihî anın heykellerle canlandırıldığı bölümdür.
Erzurum Kongresi’nin 99. yıl dönümünde Kazım Karabekir Paşa’nın kızı Timsal Karabekir tarafından Atatürk Evi’ne bağışlanan bu eserlerin hazırlanış sürecine bizzat şahit oldum.
İlk yapılan heykeller beğenilmedi. Timsal Hanım yeniden yaptırılmasını istedi. Üniformalardan rozetlere, kıyafetlerden yüz ifadelerine kadar her ayrıntı tarihî belgelere göre tekrar çalışıldı.
Bu süreçte Kazım Karabekir Vakfı yöneticilerinden Emekli Albay Sadık Tekeli’nin gösterdiği büyük titizliğe ve emeğe de yakından şahit oldum.

BENİM İÇİN SADECE BİR GÖREV YERİ DEĞİL
Bugün Erzurum Kongre Binası’nın önünden her geçişimde yalnızca tarihî bir binaya bakmıyorum.
İlk görev heyecanımı, öğrendiğim bilgileri, tanıdığım insanları ve bu şehrin hafızasını görüyorum.
Belki de bu yüzden Erzurum Kongresi benim için sadece tarihin bir sayfası değil; meslek hayatımın başlangıcı, hafızamın en kıymetli köşelerinden biri ve her anlatışımda aynı gururu hissettiğim eşsiz bir mirastır.
Dileğim; restorasyonu tamamlanan Erzurum Kongre Binası’nın yeniden kapılarını açması, yeni nesillerin bu ruhu yerinde hissetmesi ve bu büyük mirasın aynı heyecanla gelecek nesillere aktarılmasıdır.



14 Yorum
Bahadır Nasuhbeyoğlu
Teşekkürler bizim için çok özel günlerdi sizin rehberliginizde harika anılar biriktirdik.
Sara Yıldız Adem
Erzurum Kongresi nin 107 . yılı kutlu olsun… Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kongrenin İspir Delegesi dedemiz Cemal Aksu ve teyzesinin oğlu Yusufeli Delegesi Ahmet Yaralı ve millî mücadeleye emeği geçen kahramanlarımızı rahmetle anıyoruz ruhları şad olsun..Siz Canan Hanım ı bu güzel görevi layıkıyla yerine getirdiginiz için kutluyorum Vatan sevgisi imandan gelir gözlerinizdeki ışıltı bu görevi çok severek yaptığınızı ele veriyor.. Herşey için teşekkürler.İnsallah Kongre binası gerekli tadilatı aslinı koruyarak yapılır tez zamanda halkın hizmetine açılır..
Pervin Bulut
Merhaba Canan Hanım🥰
Şahane bir derleme olmuş👏
Bize yaşattığınız o duygular, ilginiz ve sevgi dolu ysklaşımınız unutulmaz.
Zaten yaşafığımız gurur ve duygu durumumuz en yüjseklerdeydi…Keşke devamı gelseydi🙏🏾
Asla unutamayacağımız ve gururla kıvançla her 23 Temmuz da anlattığım ve şahsınızdan da bahsettiğim ve bahsedeceğim en güzel anlardı.
Çok teşekkür ederim ve bu çalışma için çok tebrik ederim😍😘👋
Cafer Nasuhbeyoğlu
Teşekkürler bize gösterdiğiniz alâka ve mihmandırlığınızı hiç unutmayacağım, TANRİgeri kalan yaşamınızda başarılı olmanıza yardımcı olsun SEVGİLERİMLE
Fazilet
Canan hanımcım çok güzel anılar biriktirmistik Babacım çok mutlu olmuştu hersey guzeldi dedelerimizin ve bütün şehitlerimizin mekanları cennet olsun çalışmalarınızda başarılar dilerim sevgiler
Pınar Canan Topuz
23 Temmuz 2019’da düzenlenen Erzurum Kongresi’nin 100. yıl etkinliklerine iki kez katılma onurunu yaşadım. O gün seni ve diğer kongre delegelerimizin kıymetli yakınlarını tanıma fırsatı buldum. Kelkit kazasının Müftüsü ve Müderrisi Osman Nuri Efendi’nin (Nasuhbeyoğlu) torunlarından biri olarak tarifsiz bir gurur ve heyecan yaşadım.
Kongre günü, dönemin Erzurum Valisi Sayın Okay Memiş tarafından en güzel şekilde ağırlandık. Senin büyük emek verdiğin organizasyon sayesinde kongre mekânlarını gezdik, delege yakınlarıyla tanıştık, bilmediğimiz birçok tarihi ayrıntıyı öğrenme fırsatı bulduk ve unutulmaz anılar biriktirdik.
Canan’cığım, hatıralarını öyle güzel anlatmışsın ki yazını okurken o günleri yeniden yaşadım. Ne mutlu ki bizler de o anlamlı hatıralarında ve fotoğraflarında yer alma şansına eriştik. Yazını okurken o gün çekilen fotoğraflarımıza yeniden baktım ve çok duygulandım. Kazım Karabekir Paşa’nın kızı Simsal Karabekir ile birlikte o anlamlı günü yeniden yaşamış gibi oldum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onunla omuz omuza mücadele eden dedelerimizin mekânları cennet olsun. Bu millet, onların fedakârlıklarına olduğu kadar, bu tarihi mirası yaşatan sizlere de çok şey borçludur.
Canan’cığım, bu anlamlı organizasyona gösterdiğin emek, ilgi ve misafirperverliğin için sana ayrıca gönülden teşekkür ediyorum. Sayende tarihimizi yaşayarak öğrendik, ecdadımızın izlerini büyük bir gururla takip ettik. Emeğin, yüreğin ve tarihimize olan sevdan için minnettarız.
İnşallah başka bir Erzurum Kongresi yıl dönümünde yine birlikte olur, aynı gururu ve heyecanı paylaşırız.
Bu anlamlı organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve kişilere de en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Sevgi ve saygılarımla,
Pınar Canan Topuz
Bülent Özdemir
Gerçekte yorum denilince çoğu kez eksiklik vs aranır. Ancak bu kongrenin tarihsel yapısına uygun, doyurucu bir çalışma olmuş.
Emeklerinize sağlık…
Şenay KURCEBE TURAN
İlk kez Erzurum’a bir düğün vesilesi ile geldim ve Canan ile tanıştım ve bizi okadar güzel gezdirdin ve misafir ettin ve Kongre Merkezini tanıtırken o tarihin içine bizi götürdün öyle güzel bir anlatım dilin ses tonun ile yaşattın bize ve yıllar önce senin Turizm il Müdürü olman gerekiyor dedim çok güzel bu yazında emeğine sağlık yolun hep açık olsun Erzurum ve Erzurumlular için bir şanssın.
Esin Dinç
Kalemine sağlık.
Filiz Cankaya
Kalemine ve gönlüne sağlık. Mustafa Kemal Atatürk’ünde dediği gibi “Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez”. Kültürel mirasımızı korumak ve yaşatmak adına gösterdiğin çaba ve gayret için seni gönülden kutluyorum.
Kubra Kabaali
Tarih, ancak onu hissedebilen kalemlerde hafızaya dönüşür. Yaziniz bir bina ile birlikte; bir fikrin, bir dönemin ve kişisel belleğin katmanlarını anlattığı için kıymetli. Takdir ve keyifle okudum.
Harun özer
Nice güzel anılarınızın kaleminize yansıması dileğiyle, elinize sağlık büyük bir heyecanla okudum.
Aslı Koçan
Merhaba Canancım o kadar güzel kaleme almışsınki sanki o gezdiğimiz anlara geri dönüp yaşadım Erzuruma çok kez gittim ama seninle gezince farkettimki o zamanların hisleri tarihi milli mücadelemiz duygular ve anlatımın sayesinde görsel ile birleşince muhteşem oluyor çok teşekkür ederiz kalemine gönlüne sağlık başarıların daim olsun seni çok seviyoruz…
mehmet tayfun ataman
Canan hanım tebrik ediyorum çok güzel bir derleme olmuş tarihe de ışık tuttunuz ben Erzurum kongresi katipi Trabzon derecesi Abdül Hasip ATAMAN’ın torunu Mehmet Tayfun Ataman. çalışmalarınızı kutluyorum İnşallah bir gün karşılaşırız her geldiğimde kongre merkezini ziyaret ediyorum. hatta Atatürk soyadını aldığında dedeme de Ataman soyadını da sen al dedği rivayet olur.
Saygılar sunuyorum tekrar tebrik ediyorum çalışmalarınızı kutluyorum.Bir gün Trabzon’a yolunuz düşerse karşılaşırız inşallah.